Veteriner Hekimler hak etmedikleri Su Ürünleri Sağlığı alanından derhal çekilmeli ve işin sahibi olan Su Ürünleri Mühendislerine devretmelidir.

Meric_Albay_01Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Su Ürünleri ve Hastalıkları Anabilim Dalı’na Biyolog kökenli bir öğretim üyesinin atanması konusunda SÜMDER’in görüşü:

Bilindiği üzere Su Ürünleri Sektörü 1980’li yılların ortalarına kadar henüz oluşmamıştı. Toplam Su Ürünleri Üretimi 1984 yılında yaklaşık 2000 Ton kadardı. Su Ürünleri Fakültelerinin kurulması ve ilk mezunlar olarak bu fakültelerden Su Ürünleri Mühendislerinin 1986 yılında mezun olmaya başlaması ile su ürünleri yetiştiriciliği hızla artmaya başlamış, üretim 1995 yılında 21.000 tona, 2000 yılında 80.000 tona, 2010 yılında 167.000 tona ve 2014 yılında 235.000 tona yükselmiştir. Yani 1984 – 2014 yılları arasında toplam 117 kat artış sağlanmıştır. Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde ulaşılan rakamlar ülkemizi dünyada ilk 10 ülke arasına yerleştirmiştir. Başlangıçta çok olumsuz şartlarda yaşamalarına rağmen idealistlikleri ile bu sıkıntıları aşan, yıllarca sosyal hayattan kopuk yaşayan, aylarca ailesini bile görmeden sektör için kendini feda eden, “fikirlerini” “ürüne” dönüştüren Su Ürünleri Mühendisleri kendi elleri ile yaklaşık yirmi yılda yarattıkları sektörde yetkilendirme ve pozitif ödüllendirme beklerken TC Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın çıkardığı birçok kanun ve yönetmelikler nedeni ile mağdur edilmişlerdir. Yetkilendirmeler beklenin aksine Su Ürünleri Mühendisleri için değil sektöre % 5 bile katkısı olmayan Veteriner Hekimler için yapılmıştır. Veteriner Hekimler bilmedikleri veya çok az bildikleri birçok konuda yetkilendirilmişlerdir. Su Ürünleri Sağlığı, Hijyeni, Kalitesi, Denetimi vb konularda emekleri ve donanımları olmadığı halde ayrıcalıklı meslek olarak yetkilendirilmiş, Su Ürünleri Mühendislerinin adı bile anılmamıştır. Veteriner Hekimler ne akademik düzeyde nede meslek odaları vasıtası ile “Su Ürünleri Sektörünü, Su Ürünleri Mühendisleri var etmiştir” diyememiş, 30 yıllık emeğe saygı duymamışlardır. Aksine, gelişimine % 5 oranında bile katkı sağlamadıkları sektörün üzerine davetsiz misafir olarak oturmayı kendileri için hak olarak görmüşlerdir.

Yıllardan beri Su Ürünleri Mühendisleri gasp edilen haklarını istemekte, kendilerine saygı duyulmasını beklemektedirler. Hem etik, hem akıl hem de vicdan bunu gerektirmektedir. Veteriner Hekimleri Camiası Su Ürünleri Mühendisleri camiasına bırakın saygı duymayı 2010 yılında bütün Genel Müdürlerin ve Sayın Bakanın Veteriner olduğu Tarım Bakanlığınca çıkarılan 5996 sayılı kanun ile Su Ürünleri Mühendislerinin dişi ve tırnağı ile var ettikleri Su Ürünleri Sektöründe hemen her konuda yetkilendirilmişlerdir. Örneğin Su Ürünleri Hastalıkları alanında uluslararası dergilerde toplam yayın sayısının % 90’ını yapan Su Ürünleri Fakültelerinin emeğine saygı duymak yerine “eksik kapatma” yaklaşımı ile bünyelerinde “Su Ürünleri Hastalıkları” Anabilim Dalı kurmuşlardır. Ne acıdır ki bir Veteriner Fakültesinde ders veren bir öğretim üyesi, içsu / deniz balıkları balık yetiştiriciliği, balık hastalıkları, balık besleme gibi her dersi vermektedir. Yani bu öğretim üyesi her konuyu bilmektedir!!! Bu derslerin her birinin Su Ürünleri Fakültesinde bir Anabilim Dalı düzeyinde temsil edildiği unutulmamalıdır!!! Öte yandan, bu dersleri en ayrıntısına kadar alan Su Ürünleri Mühendisinden, su ürünleri sağlığı konusunda çalışan Profesöre kadar kimsenin imza yetkisinin olmamasına Veteriner dostlarımız itiraz dahi etmemişlerdir. Dünyanın her ülkesinde yetkin olduğunuz bir alanda imza yetkisinin olmaması anayasal hak ihlali değilmidir??  Su Ürünleri Mühendislerine söylenen “siz hekim değilsiniz” savsatasına gelince; AB Direktifinde Su Ürünleri Sağlığı konusunda Veteriner or Aquatic Animal Health Specialist”  denmektedir. Eğer biz değilsek bu Aquatic Animal Health Specialist meslek grubu kimdir?

Şimdi Veteriner Hekimler Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Su Ürünleri ve Hastalıkları Anabilim Dalına Biyolog kökenli bir Profesörün atanması nedeni ile tepki gösteriyorlar. İtirazlarında Su Ürünleri Mühendislerinin yetkisinde olması gereken balık sağlığı konusunda kendilerinin yetkin olduğunu, balık paraziti çalışan bir Biyolog’un bu anabilim dalında çalışmaması gerektiğini belirtmekteler. Kendileri Veteriner olarak Su Ürünleri Fakültelerinde Anabilim Dalı Başkanı, Bölüm Başkanı, hatta Dekan olmayı hak gören bu anlayış nasıl oluyor da Su Ürünleri Mühendislerinden vicdanları sızlatarak aldıkları balık sağlığı yetkisini diğer bir meslek için hak olarak göremiyorlar? Unutulmaması gerekir ki su ürünleri sağlığı konusu Su Ürünleri Mühendisleri için kapanmamış bir dosyadır. Veteriner Hekimler hak etmedikleri bu alandan derhal çekilmeli ve Su Ürünleri Mühendislerine yaşattıkları zorluklar için özür dilemelidir. Veteriner Camiası Bir Biyolog kökenli Profesöre Su Ürünleri Hastalıkları Anabilim Dalında kadro ilanını çok görürken Deniz Biyolojisi alanında Doçent olan(!!!) bir Veteriner Hekim’in yaklaşık otuz yıldan beri bütün akademik ünvanlarını aldığı Su Ürünleri Fakültesinde kendi öğrencileri olan Su Ürünleri Mühendislerine Yüksek Lisans ve Doktora yaptırmamasının nedeni artık konuşulmalıdır. İlgili anabilim Dalına Biyolog kökenli bir profesörün atanması ile ilgili prosedürler, atanma şeklinin doğruluğu / yanlışlığı vs Su Ürünleri Camiasını hiçbir şekilde ilgilendirmemektedir. Bizi ilgilendiren, asli konumuz olan Su Ürünleri Sağlığı konusunda yetkinliğimizi yok sayıp kendilerini işin sahipleri olarak göstermeleridir. Umuyorum bu atama bir nebze olsun empati yapmaları için fırsat olur.

Öte yandan YÖK’ün ilgili tamimine göre bir anabilim dalında doktora yaptırılabilmesi için en ilgili anabilim dalının az 5 öğretim üyesinin bulunması, bunlardan ikisinin Doçent yada Prof. Dr. olması gerektiği belirtilmektedir. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesinin ilgili Anabilim Dalı’nda sadece bir öğretim üyesinin bulunması nedeni ile kapatılması gerekmektedir.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da sektör de ve akademik düzeyde Su Ürünleri Mühendislerini Su Ürünleri Sağlığı, hijyeni ve kalitesi konusunda yetkilendirecek düzenlemeler yapmalıdır.

Prof. Dr. Meriç Albay

SÜMDER Başkanı

About Mehmet Özgen